[Bu videoyu izlemek için Flash 10 gerekmektedir]

O gemi mutlaka gelecek!

Çocuk yapacak ailelere Rousseau’un Emile kitabını okutsak bu kadar berbat bir nesil arkamızdan gelmez.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

 Benim kefenim mor

Tabutum ucuz bir günah teknesi

Gönderinde sevgimin çeyiz kanları

Utanç taziyemi tören edenlerin

alnına sürülür nazarımda

Ölü şerbetiyim

zehirli bir merasim suyu

ağıtlarda dağıtılan

yutulup ekşiyen

Dağılan kadının yüzü

Sevgi utancının dibinde

Leşimin helalliğini tükürüyor

Ter kokan mezarımda

Sapsarı bir yük kadının yüzü

Kızılca kıyamet sevginin

nefret rengi, gözleri ölgün

ağlamıyor yüksünmüyor dahası!

öpüyorum alnını yaralarından

İniltim sıvazlıyor bedenini

Sevgi paramparça, paramparça.

[Bu videoyu izlemek için Flash 10 gerekmektedir]

Atlı Karınca. Aklımıza hemen carrossel gelmesin. 

Geçenlerde bir haberde okuduğum ‘Behzat Ç. Türk aile yapısına uygun değil.’ isimli bir haber beni etkilemiş durumda. Haberin ilerleyen kesimlerinde ise ‘Müslüman-Türk aile yapısından’ bahsediliyor. Dikkatimi çeken noktalardan biri isi ‘Müslüman - Türk aile yapısı’. 

Kültürlenme süreçleri ile oluşan bir aile yapısından bahsediyoruz burada. Farklı etnik kökenlerden gelen ve etkileşim sürecinden sonra ortaya çıkan sentez kültür ile yargılanan bir Türk aile yapısı.  Sanırım bakanlarımız ve milletvekillerimiz bu konularda çok hassaslar. Cidden Türk aile yapısı nedir? Bence hiç birşeydir! Yoktur. Sapkındır. Adaletsizliğin temel aldığı bir ülkede devlet ve ailenin çocuklarının düşünce ırzlarına geçtiği bu yerde tamamiyle birey yetiştirmeden uzak, toplum içerisinde  yaşamayı sağlayamacak bir kurumdur Türk aile yapısı. Çocuklarına taciz, tecavüz edecek kadar sapık, satacak kadar adi ve bunları tamamiyle pragmatist bir düzen içerisinde kendi maskelerini takacak kadar utanmazdır.

( Oğuz Atay’ın dediği gibi; beni kötü yetiştirdiler. annem de, babam da bana gerekli eğitimi vermediler. yaşamak için demek istiyorum. bana yaşamayı öğretmediler. )

Ensest ilişki varolduğu yüzyıllarda hep bir sorundur. Aslında başlı başına bir sorundur bu. Fakat aristokrasi’de ya da daha çok zengin kesimde gözler nedense kapanıyor. Ürünleştirilmiş insan toplulukları karşısında insan duyguları, banknot paralar gibi kirletiliyor. 

Ve biraz da Türk Aile yapısının güzelliğinden bahsedeyim örneklerle; 

1- http://www.iolpmezunu.com/f45/turkiyede-ensest-iliski-aile-ici-siddet-36891/

2- http://www.kamupersonel.com/yerel/04/29/2012/turkiyenin-ilk-ensest-evliligi.html

3- http://www.kocaeliekspres.net/derincede-ensest-iliski/HaberDetay/3502

4- http://www.karshaberleri.com/haber/20608/karsta-14-yasindaki-kiza-tecavuz-kars-selim-tecavuz-kiz-cocuk-hamile-haberleri.aspx

5- http://www.haber365.com/Haber/Tecavuzcu_Dayilara_Beraat/

6- http://www.ntvmsnbc.com/id/24977822/

bu haberler, anlatmak istediğim Türk Aile yapısını ortaya çıkarır nitelikte. Okumaktan ve araştırmaktan uzak. Salt bilgiye değil her zaman pohpohlanmış bir haber ile kendi damarlarındaki milliyetçi duygularını toplumunda sanki böyle düşünüyormuş gibi bilgi yansıtmasını sağlayan bir Aile Yapısı. Çağlayan ortasına dikilen o avrupanın en büyük adalet sarayında, insanlığın en boktan kararlarını verdirtebilecek bireylerin yetişmesini sağlayan bir sistem. 

Film ( Spoiler ) 

Atlıkarınca filmini herkesin izlemesini öneririm. Cinselliğe aç bir toplumda, erkek hegemonyası altında yaşayan kadınların çaresizliğini görebilirsiniz. Ve en çarpıcı olan Edip. İlk günahsız.. İlk.. 

Ben diyelim hamile eşimle bir gösteriye gittim. Bir an ortalık karıştı ve sessiz bekçi ortaya çıktı. Bende ve eşimde oluşturacak tahribatı “Hamile birisinin eylemde ne işi var?” sözleri ile mi telafi edecekler.
Kitle imha araçlarının meşrulaştırılmaya çalışılması, bu ülkeyi daha da korku toplumu içerisinde var etmeye devam ediyor. Belki de diyorum, Ulus Devletlerin varolmasında önce de bu böyleydi. Monarşi’de de, Aristokrasi’de de hepsinde bi bokluk var. 
Aslında bu dünya insanlarında bi bokluk var ama bulabilene aşkolsun! 

Ben diyelim hamile eşimle bir gösteriye gittim. Bir an ortalık karıştı ve sessiz bekçi ortaya çıktı. Bende ve eşimde oluşturacak tahribatı “Hamile birisinin eylemde ne işi var?” sözleri ile mi telafi edecekler.

Kitle imha araçlarının meşrulaştırılmaya çalışılması, bu ülkeyi daha da korku toplumu içerisinde var etmeye devam ediyor. Belki de diyorum, Ulus Devletlerin varolmasında önce de bu böyleydi. Monarşi’de de, Aristokrasi’de de hepsinde bi bokluk var. 

Aslında bu dünya insanlarında bi bokluk var ama bulabilene aşkolsun! 

“sen varken ona mı yalvaracağım! o da beni sevsin rabbim, bunu ancak sen yaparsın! amin..”

“Sıkıntı öldürür. Ve sıkıntı öldürüyor. Acı ve öfke değil, sıkıntı öldürüyor. Çok geçici, anlık, masum, makul olabiliyor sıkıntı, ama öldürüyor. Sıkıntı eğlence istiyor, tatil istiyor çünkü. Tatil çoğunluğa, çoğulluk gövdelere, yeni kelimelere, yeni yüzlere yol açarak öldürüyor. Sıkıntı davet ediyor, açıyor. Acı ortak olmayanı defediyor, kapatıyor. Sıkıntı çözüyor, öfke bağlıyor. Sıkıntı plan program demek çünkü. Acı kendi yasasını durmadan fısıldıyor, öfke hatırlatıyor oysa. Ama sıkıntı savuruyor, parçalıyor, gebertiyor. Sıkıntı kutlamalar, şenlikler istiyor çünkü. Sıkıntı ille de dans diyor, kahkaha diyor, acının da öfkenin de içini boşaltıyor. Acı ve öfke korkuyu yeniyor, sıkıntı okşuyor. Sıkıntı arzuyu kaşıyor, acı ve öfke terbiye ediyor. Acı değil, öfke değil, sıkıntı öldürüyor. Sıkıldılar. Yakışmadı.”

Tol.

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Kendimi Beyaz Mantolu Adam gibi hissediyorum. 

ekmekarasi:

Ölümünün 29.yılında üstadı hatırlamak ve hatırlatmak gerekiyor..“Ticaretin tüm ziyan!” diye bir ses rüyada; Mezarına birlikte girecek şeyi kazan! Seni gözleyen eşya, bitpazarı dünyada, Patiska kefen, çürük teneşir, isli kazan. Minarede “ölü var!” diye bir acı salâ… Er kişi niyetine saf saf namaz.. Ne alâ!Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ! Ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan… Necip Fazıl Kısakürek, İnanmaz

ekmekarasi:

Ölümünün 29.yılında üstadı hatırlamak ve hatırlatmak gerekiyor..


“Ticaretin tüm ziyan!” diye bir ses rüyada;
Mezarına birlikte girecek şeyi kazan!
Seni gözleyen eşya, bitpazarı dünyada,
Patiska kefen, çürük teneşir, isli kazan.

Minarede “ölü var!” diye bir acı salâ…
Er kişi niyetine saf saf namaz.. Ne alâ!
Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ!
Ne tabutu taşıyan, ne de toprağı kazan…


Necip Fazıl Kısakürek, İnanmaz

Reblogged from ekmekarasi with 42 yorum